Ateşbaz veli türbesi hikayesi

Ateşbâz-ı Velî Türbesi, 13. yüzyıldan günümüze ulaşan önemli bir manevi miras olup, Yûsuf bin İzzeddin'in yaşamı ve kerametleriyle dolu hikayeleriyle zenginleşmiştir. Bu türbe, hem tarihsel hem de kültürel anlamda zengin bir geçmişe sahiptir ve birçok insanın manevi bir deneyim yaşamak için ziyaret ettiği bir mekandır.

Türbesi • 08.10.2026 • 2 dk okuma

Ateşbaz veli türbesi hikayesi

Ateşbâz-ı Velî Türbesi, yüzyıllar boyunca halk arasında saygı gören bir şahsiyetin anısına inşa edilmiştir. 13. yüzyılda yaşamış olan Yûsuf bin İzzeddin, Mevlevilik geleneğinde önemli bir yer edinmiş ve hikmetli yaşamıyla toplumda derin izler bırakmıştır. Bu türbe, onun anısını yaşatmanın yanı sıra, aynı zamanda birçok menkıbenin ve manevi değerin de merkezi olmuştur. Zamanla, bu kutsal mekân, ziyaretçilerin akın ettiği bir yer haline gelmiş ve halk arasında efsaneleşmiştir.

Ateşbâz-ı Velî Türbesi'nin hikayesine dair bazı bilgiler şöyledir:

  • Ateşbâz-ı Velî (gerçek adıyla Yûsuf bin İzzeddin), 13. yüzyılda Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî'nin aşçısı ve Mevleviliğin önemli isimlerindendir.
  • 1400’lü yıllardan bu yana dedelerinin türbedarlığını yapan Bekleyiciler ailesinin gayretleri ile türbe, günümüze kadar korunmuştur.
  • Ateşbâz-ı Velî ile ilgili pek çok menkıbe anlatılır. Bunlardan birisi şöyledir:
    • Dergâhın mutfağında yemek pişirmek için odun kalmamıştır. Dergâhın aşçısı olan Ateşbâz-ı Velî, durumu Mevlânâ'ya bildirince Mevlânâ, "Odun kalmadıysa ayaklarını kazanın altına sok da yemeği onunla pişir" der.
    • Ateşbâz-ı Velî, emre uyar ve mutfağa giderek ayaklarını kazanın altına sokar. Parmak uçlarından çıkan ateşle yemeği pişirir.
    • Büyükler arasında açık keramet izhârı hoş karşılanmadığından Mevlânâ, bu duruma hoşnutsuzluğunu "Hay ateşbaz hay!" diyerek ortaya koyar.

Ateşbâz-ı Velî'nin türbesi, şehrin 4 km batısında, Havzan semtinin üst tarafında, Yeni Meram yolu üzerinde, Konya Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nin güneydoğusunda bulunmaktadır. Türbe, klasik Selçuklu kümbetleri tipindedir. Kesme taştan, sekiz köşeli gövdesi üzerine, tuğla ile örülmüş sekizgen piramit külahı oturur.

Benzer İçerikler